Ana Sayfa
Alaçatı
Aliağa
Alsancak
Balçova
Bayındır
Bayraklı
Bergama
Beydağ
Bornova
Bostanlı
Buca
Çeşme
Çiğli
Dikili
Efes
Foça
Gaziemir
Güzelbahçe
İletişim
İzmir Fotoğrafları
İzmir Nüfus Bilgileri
İzmir Otelleri
Karabağlar
Karaburun
Karşıyaka
Kemalpaşa
Kınık
Kiraz
Konak
Menderes
Menemen
Narlıdere
Ödemiş
Saat Kulesi
Seferihisar
Selçuk
Şirince
Tire
Torbalı
Urla
Bornova3 fotoğraf
Bornova, 17. Yüzyıl'dan itibaren antik kaynakları rehber alan Batılı araştırmacı ve gezginlerin ilgi odaklarından biri olmuştur. Osmanlı devrinde, bu bölgenin verimli bir tarım bölgesi ve bitki örtüsü nedeniyle bir sayfiye yeri olduğu anlaşılmaktadır. Prehistorik dönemde zengin bitki örtüsü ve hayvan kaynaklarıyla uygun çevre koşullarına sahip olan Bornova Ovası, İzmir'in ilk yerleşimcilerine ev sahipliği yapmıştır.

En eski yerleşime ait kalıntılar Yeşilova Höyüğü'nde bulunmuştur. 2005 ve 2006 yıllarında gerçekleştirilen kazı çalışmaları sonucunda Bornova Ovası'nda ortaya çıkartılan Yeşilova Höyüğü'nün sadece İzmir'in değil aynı zamanda Ege Bölgesi'nin de bilinen en eski yerleşim merkezi olduğu anlaşılmıştır. İlk toplulukların Yeşilova Höyüğü'ne günümüzden 8500 yıl önce yerleşmeye başladıkları tespit edilmiştir. Yeşilova Höyüğü ve höyüğün 400 m. kuzeyinde yer alan Yassıtepe Höyüğü ile birlikte ovada Bayraklı, Pınarbaşı, Bornova Anadolu Lisesi höyükleri gibi beş höyüğün yer alması, Bornova'daki yoğun eski yerleşimlerin varlığını ortaya koymuştur. Bu prehistorik yerleşimlerle, gerek Bornova ve gerekse İzmir kentinin geçmişi, bilinenden çok daha eski tarihlere gitmiştir. Bornova Ovası'nın zamanla derelerin getirdiği alüvyonla kaplanması sonucu burada yaşayan topluluklar, yakın çevre içindeki daha yüksek yerlere taşınarak yaşamlarını sürdürmeye devam etmişlerdir.

Daha sonraki çağlarda artan nüfusla birlikte İzmir halkı ihtiyaçlar doğrultusunda Bornova Ovası'nın batısına, sırasıyla M.Ö. 650-545'de Smyrna-Tepekule ve M.Ö. 300'de Kadifekale'nin bulunduğu alanlara taşınmış, kültürel ve ekonomik bakımdan gelişimini sürdürmüştür. 1425 yılında Türk egemenliğine alınan Bornova, 1919-1922 tarihleri arasında Yunan işgali altında kalmıştır. Bornova, çok eski bir yerleşim yeri iken 1881 yılında belediyelik, 1957 yılında ise ilçe olmuştur.

Bornova, Osmanlı Devleti'nin son dönemlerinde, özellikle 1865'de Halkapınar çıkışlı demiryolu hattının buraya uzatılmasıyla, İzmir'in zengin levanten ailelerinin tercih ettiği yerleşim mekanı olmuştur. İzmir merkezinden daha serin havası, 1980'li yıllara kadar İzmir ile Bornova arasında varlığını sürdüren mandalina bahçelerinin nezih ortamı, çoğu İngiliz kökenli pek çok ailenin muhteşem konaklarının Bornova'da inşa edilmesi sonucunu doğurmuştur. İtalyan, Fransız kökenli levantenler daha ziyade Buca'yı tercih etmişlerdir.

Anekdotik bazda, Türkiye'deki ilk futbol maçı 1890 yılında İzmir'e gelen İngiliz denizcilerle İzmirli gençler arasında Bornova'da, ülkemizdeki ilk atletizm yarışmaları da 1895'de yine Bornova'da gerçekleşmiştir. İzmir'in kurtuluş günü olan 9 Eylül 1922'de Türk ordusu İzmir'e, Bornova'nın üst kısmındaki Belkahve mevkiinden girmiş, Nif'de (Kemalpaşa) gecelediği 8 Eylül akşamının gecesinde muzaffer orduların komutanı Mustafa Kemal Paşa, Belkahve'ye çıkıldığında ayakların altında bütünüyle uzanan İzmir'i ilk kez buradan görmüştür. Bornova, günümüzde hızla büyüyen yerleşim alanı, üniversite kenti olmanın yanında, gelişmiş sanayi yöresidir. 1932 yılında Bornova Ziraat Mektebi'nin açılmasıyla çekirdeği oluşturulan, İzmir'in ilk üniversitesi olan Ege Üniversitesi, Bornova'da kurulmuştur. Üniversite sayesinde Bornova, 1960'lı yıllardan itibaren giderek öğrenci kenti olmaya başlamıştır. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nin gelişmesi, yurt çapında ün kazanması da Bornova'yı çekim merkezi haline getiren başka etkendir.

Aşık Veysel Rekreasyon Alanı
Toplam 231.000 m² düzenleme alanında, 527 araçlık otopark, 125.000 m² yeşil alan, alanları 352 m² ve 142 m² olan iki kafeterya, toplam alanı 2.079 m² olan üç adet basketbol sahası, toplam alanı 1089 m² olan iki tenis kortu, 1215 m²lik mini futbol sahası, 180-220-350 m² lik üç adet kum-çocuk alanı, 1550 m² lik gölet, 10.000 m² lik taban tuğlası-yaya yolu, 34.500 m²lik granit küp taş yaya yolu, 1.6 km uzunluğunda bisiklet yolu ve inşaat toplam alanı 7.693 m² olan 5.000 kişilik anfitiyatro yapıldı. 125.000 m²'lik yeşil alana sahip Bornova Aşık Veysel Rekreasyon Alanı'nda; 2.912 adet ağaç, 24.180 adet çalı, 180.728 adet yer örtücü bitkisi, 40.948 adet mevsimlik bitki, 3.288 adet sarılıcı bitki, 347 adet iç mekan bitkisinin dikimi yapılmış ve 112.952 m² çim atılarak çevre düzenleme çalışmaları tamamlanmıştır. Ayrıca her çocuğun oyuna ihtiyacı ve hakkı olduğu düşünülerek; alan içerisine oyun grubu ve kondisyon takımının yanı sıra; engelli oyun grubları da yerleştirilmiştir.
Haritada Göster

Belhomme Köşkü
İlk sahiplerinin Xenoupoulou ailesi olduğu sanılan bu yapı 1880 yılında, Aliberti evini de inşa eden Clark adlı İngiliz mimar tarafından yapılır. Daha sonraları ise adını aldığı Belhomme ailesine geçen evin dış cephesi, dirsekli zarif başlıklarla süslenmiş sütunları ile oldukça dikkat çekicidir. 1997 yılında, dış cephesi ve iki muhteşem sütunu, Belediye Başkanı Prof. Aysel Bayraktar tarafından restore edilmiştir. Günümüzde ise Atatürk Kitaplığı olarak kullanılmaktadır.
Haritada göster

Charlton Whittall Evi
Bornova'daki en eski yapılardan olup, önceleri Felemenkli rahibeler için manastır olarak yapılır, daha sonra Whittall şirketinin kurucusu Charlton Whittall tarafından satın alınarak konuta dönüştürülür. Sonraları Giraud ailesine satılan, yaklaşık 200 yaşındaki yapı, Türkiye Cumhuriyeti'nin malı olur. Günümüzde Ege Üniversitesi Rektörlüğü Binası olarak kullanılmaktadır.
Haritada göster

Dramalılar Köşkü Bornova Kent Müzesi
Eski Bornova'nın kültür mozaiğinin merkezinde yer alan Dramalılar Köşkü, restore edilerek kent kültürüne Dramalılar Köşkü Bornova Kent Müzesi olarak hizmet vermeye başladı. Erzene Mahallesi 2 ve 3. sokak üzerinde, Bornova Hükümet Konağı arkasında yer alan ve 18. yüzyılın başında yapıldığı tahmin edilen Dramalılar Köşkü Bornova Kent Müzesi'nde; dönemin Osmanlı ve Levanten yaşantısını yansıtacak çeşitli antik eserler, 1920'li yıllarda köşkte yaşayan Dramalı ailesinin fotoğrafları ve vatandaşların bağışladığı antika eserler sergileniyor.
Haritada göster

Giraud Köşkü
Fevzi Çakmak Caddesi'ndeki Bornova Meydanı'na bakan iki köşk, Marcopoli adlı bir Yunanlı tarafından 1860 yılında inşa edilmiştir. Bu iki ev, arkalarında uzanan geniş ve güzel bahçe ile neredeyse yanyana durmaktadır. 30 yılı aşkın bir süre önce bu bahçeden denizi görmenin mümkün olduğu söylenmektedir. Sağda bulunan ev orijinal halini korumakta; William Giraud ve Paterson Ailesi'nden gelen eşi Gwen'in yaşadığı diğer ev ise 90 yıl önce Harold Giraud tarafından tekrar inşa edilmiştir. Etkileyici revak daha sonra eklenmiştir ve ev güzelliğini hala muhafaza etmektedir. Giraud evinde en çok değer verilen eşyalardan biri de Giraud Ailesi'nin ve İzmir'deki şirketin 18. yıldaki kurucusu Jean Baptiste'nin portresidir. Diğer bir resim ise Jean Baptiste'nin kayınpederi ve Venedik Cumhuriyeti'nin İzmir'deki son konsolosu Lui Cortazzi'nindir. W. Giraud'nun babası Türkiye'deki ilk pamuk tekstil fabrikasının kurucusudur. Giraud Köşkü, 1994 yılında yağ ve deterjan fabrikası sahibi Küçükbay Ailesi tarafından satın alınmış ve o tarihten itibaren aile konutu olarak kullanılmaktadır.
Haritada göster

Homeros Vadisi
Bornova'nın merkezi ile Kayadibi arasında uzanan Bornova Çayı'nın yatağı, Homeros Vadisi Projesi ile yepyeni bir çehreye büründü. Hem su baskınlarını önlemek, hem de kente yeni mesire alanları kazandırmak amacıyla Homeros Vadisi Projesi hayata geçirildi. Yaklaşık 7 kilometre uzunluğundaki vadi boyunca göletler ve su bentleri inşa edilerek; çiçekler ve ağaçlarla çevrili piknik alanları düzenlendi. Piknik alanları içerisine doğayla uyumlu ahşap oturma grupları yerleştirildi ve güvenlik ekipleri oluşturularak alanın güvenliği sağlandı. Doğanın yapısını bozmadan, İzmir'e özgü endemik bitki türlerinin de kullanıldığı, kentin ekolojik yapısına katkı sağlayan 500.000 m²'lik Homeros Vadisi; kentin yoğun yaşamından uzaklaşmak isteyen insanlar için doğal zenginlik haline gelmiştir.

Vadideki uygun yerlere at kestanesi, ıhlamur, çınar, sığla gibi yapraklı türlerle birlikte; sedir, ladin, fıstık çamı gibi ibreli türler olmak üzere; 3.001 adet ağaç; zakkum, kızılcık, defne, leylak, berberis gibi türler olmak üzere; 31.777 adet çalı ve zeminin renklenmesi için, bodrum papatyası, mesem, katır tırnağı gibi türler olmak üzere 156.920 adet yer örtücü, mevsimlik ve sarılıcı bitki dikimi yapılmış olup; Homeros Vadisi 3. kısımdaki dikim çalışmaları devam etmektedir. Vadinin 3. kısmında yapılan çalışmaların sonucunda yerleştirilen piknik masaları ve çocuk oyun grubunun yanı sıra; dikimleri gerçekleştirilen yer örtücü bitkiler zemini mor renge boyandı. Homeros Vadisi endemik canlı türleri'ne yönelik yapılan araştırma çalışmalarında; eğreltilerde 2 familyada 2 tür, açık tohumlularda 3 familyada 4 tür, kapalı tohumlularda; çift çeneklilerde 46 familyada 146 tür, tek çeneklilerden 5 familyada 29 tür olmak üzere toplam; 54 familyada 182 tür bitki ve 103 kuş türünün tespiti yapılmıştır.
Haritada Göster

Hüseyin İsa Bey Camii
"Büyük Camii" ya da "Hacı İsa Bey Camii" olarak da anılan cami, İzmir'deki en eski camidir. İnşa tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte mimari tarzına bakılarak Selçuklulardan kaldığı varsayılır. Bu varsayım için caminin türbe kısmında bulunan 3 mezar da kanıt olarak gösterilir. Selçuklu tarzı mezar taşlarına sahip bu üç mezar; Beşir, Nezir ve Ali adlı Selçuklu cengaverlerine aittir. Bir söylence ise bu üç mezarın Seyyid-i Battal Gazi'nin oğulları ya da torunlarına ait olduğunu varsayar. Caminin iç kapısı üzerindeki bir kitabede, Seyyid Ali Ağa tarafından 1737 yılında onarıldığı yazılıdır. Seyyid Ali Ağa, Kızlarağalığı görevinden sonra İzmir'e tayin edilmiş bir saray mensubudur. İlk yapılışında toprak olduğu söylenen kubbesi, yukarıda sözü edilen onarımda yenilenir. Camiyi taşıyan 16 sütundan antik başlık taşıyanlar Efes'ten getirilir.
Haritada göster

Maltass Köşkü
Eskiden Uzun Sokak olarak bilinen sokakta bulunan Maltass Köşkü, 1960'lardan beri Geoffrey Maltas'ın dul eşi Audrey Maltass'a aitti. Köşk 120 yaşındadır. Birkaç yıl önce İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu tarafından, tarihi evleri restore etmeye yönelik bir örnek olarak satın alınmıştır.
Haritada göster

Pandespanian Köşkü (Yeşil Köşk)
Eski tren istasyonu son durağı ve üniversite kampüsü girişindeki köşk, 1880 yılında Pandespanian ailesi tarafından inşa edilmiştir. Ege Üniversitesi tarafından restore edilen köşk, enfes mimari tarzı ile bugün üniversitenin sosyal tesisi olarak kullanılmaktadır.
Haritada göster

Paterson Köşkü
Benzerleri arasında oldukça iddialı görüntülü bir yapıdır. 1859 yılında İzmir'e yerleşen İskoçyalı işadamı John Paterson tarafından yaptırılmaya başlanan evin ön yüzü, ilk sahibi tarafından tam yedi kez değiştirilir. 1963 yılından bu yana, kimsenin oturmadığı 38 odalı köşkün yapı malzemesinin büyük bölümü Avrupa'dan getirtilir. Kurtuluş Savaşı'nda karargah olarak da kullanılan köşk, daha sonraları yağmaya uğrar.
Haritada göster

Steinbüchel Evi
1860'ların başlarında John Maltass adlı İngiliz tarafından yaptırılır ve daha sonra kızı Eugenie Wood'a kalır. Richmond Dükü tarafından İzmir'deki İngiliz hastanesine pratik yapması için gönderilen Doktor Charles Wood'la evli olan Eugeniue Wood, çocukları Lucy ve Hortense ile bu evde yaşar. Hortense sanatçı ruhlu bir kişilik olarak yetişir, şiir ve müzikle uğraşır. Kurtuluş Savaşı sırasında da Mustafa Kemal'e yazdığı mektubla başarılarını kutlar. İstirdattan sonra İzmir'e gelen Mustafa Kemal Paşa bu nedenle Hortense Wood'a ait bu eve istekle gider ve o günlerde önemli dğeişiklikler yapılan ev, mirasçılarına güvence verilerek Genel Karargah olarak kullanılır. Ancak tüm subaylar eve sığmadığından İsmet Paşa ve diğerleri komşu evlere yerleştirilir. Mustafa Kemal Paşa, köşkte Ernest Wood'un odasında kalır. Yapı, Matthey Evi olarak da anılır.
Haritada göster

Wilkinson Köşkü
Bornova'nın eski Levanten evlerinden biri olan Wilkinson Köşkü, o yılların ünlü Büyük Evi'nde (E.Ü. Rektörlük Binası) oturan James Whittall tarafından Selanik, Malaga ve Manila Konsolosu Richard Wilkinson ile evlenen kızı Jane için 1865 yılında yaptırılmıştır. Jane'in büyükbabası Charlaton Whittall'ı ve Richard'ın babası Richard Wilkinson'ı İzmir'deki ilk yıllarında ziyaret eden İngiliz gezgin John Madox'un 1821 yılındaki İzmir gezi notlarında da bahsedildiği gibi iki ailenin dostlukları bu evlilikle akrabalık düzeyine ulaşmıştır. 1857 yılında açılan St.Mary Magdalene Kilisesi ile Büyük Ev arasındaki alanda yer alan at haralarının yıktırılması sonucu yaptırılan bu köşk, Wilkinson Ailesi'nce 1985 yılına kadar kuşaklar boyu kullanılmıştır. 1988 yılında ailenin elinden çıkararak Filidis Ailesi'ne sattığı köşk, 1997 yılında Ege Üniversitesi'nin kullanımı için kamulaştırılmıştır. 2005 yılına harap bir halde ulaşan fakat aynı yıl Ege Üniversitesi'nin kuruluşunun 50. yılı anısına restore edilerek yeni kimliğine kavuşmuş olan köşk, günümüzde Ege Üniversitesi 50. Yıl Köşkü Sanat Galerisi adıyla üniversitenin bir sanat merkezi ve Ege Üniversitesi Uluslararası İlişkiler ve AB Ofisi olarak hizmet vermektedir.
Haritada göster

Kaynak: İzmir Büyükşehir Belediyesi, Bornova Belediyesi



Bornova Haritası
Alışveriş Merkezleri ve Çarşılar
Antik Alanlar
Cadde ve Sokaklar
Camiler
Devlet Kurumları
Eğitim Kurumları
ESHOT Otobüs Güzergahları
Kültür Merkezleri ve Kütüphaneler
Mahalleler
Müzeler
Parklar ve Gezinti Alanları
Sağlık Kuruluşları
Sanayi Bölgeleri
Sinema ve Tiyatrolar
Spor Kulüpleri ve Tesisleri
Tamamlanan veya Devam Eden İnşaat Projeleri
Tarihi Yapılar
Ulaşım Noktaları
Üniversiteler ve Bölümleri
Yerler

Ana Sayfa   |   İletişim   |   izmircity.info © 2014